KARA DELİKLER NEDİR?

Kara delikler hakkında bir sürü bilim insanı çalışmalar yapmıştır. Anlaşılması en güç konulardan birisidir çünkü hem kuantum fiziğini hem de klasik fizik kurallarını içinde barındırıyor. Kuantum fiziği başlı başına bir bela iken buna klasik fiziği de dahil etmek; ateş ile barutun yan yana gelmesi gibi. Konumuz kara delik ve olabildiğince sade ama kesinlikle işinize yarar bilgiler vereceğim. O zaman başlayalım.

Yıldızlar

Yıldızlar tıpkı bir insan gibi büyür, enerji harcar, yaşar ve ölür. Yıldız öldüğüne göre enerjisini kaybeder ve kendi kütleçekiminin etkisi ile içeri doğru büzüşür. Hayal edersek bunu daha iyi anlarız. Bir topu elinizle sıkarsanız içeriye doğru büzüşür ama içindeki hava tam olarak sıkmanıza izin vermez. İşte tam olarak elinizle sıktığınız kuvvet yani topa etki eden dış kuvvet; bir yıldız için kütleçekim etkisidir. Topun içindeki havada; yıldızlar için termal basınçtır. Topla oynamamızı sağlayan hava, top dediğimiz kavrama nasıl hayat veriyorsa; yıldızlara hayat veren ise termal basınçtır. Ve bu termal basınç nükleer füzyon ile sağlanıyor.

Kara Deliğin çekilmiş İlk fotoğrafı

Eınsteın 1939’da yayımladığı makale de yıldızların içine çökemeyeceğini çünkü maddenin bir noktadan sonra sıkıştırılamayacağını söylüyordu. Aslında bu bazı yıldızlar için doğruydu.

Mesela güneşimizin en fazla 1,4 katı olan yıldızlar için geçerli bir durumdan bahsedelim. 1930 yılında Hintli bilim insanı Subrahmanyan Chandresakhar’ın gösterdiği çalışmalardan yola çıkarak bu yıldızların zamanla termal basıncını bitirdiklerini ve kütleçekim kuvvetleri ile de içeriye gömülmeye başladıklarını ama tam olarak içeriye gömecek bir kuvvet olmadığı için de evrende en yoğun madde olarak yani ‘beyaz cüce’olarak kaldığını biliyoruz.

Beyaz Cüce

Eğer ki bu örnek bizim için yeterli değil diyorsanız hemen başka bir fizikçinin çalışmalarını sunayım. Sovyet fizikçi Lev Landou’nun yaptığı çalışmalar da yaklaşık olarak aynı maksimum kütle değerinin nötron yıldızları için de geçerli olduğunu gösteriyor.

Nötron Yıldızları

Çok haklı olarak şu soruyu yöneltebilirsiniz: “Ee ya yıldız, güneşin 1,5 katı ise ne olacak ?” İşte bu soruda zaten Einstein’ın yanıldığını görüyoruz. Bu problemi ‘ATOM BOMBASININ BABASI’ diye tanıdığımız Robert Oppenheimer ele alıyor. Yazdığı makale de yıldızın dışa doğru basınçla desteklenemeyeceğini yani termal basıncının etkisiz kalacağını bu yüzden de küresel simetriye sahip bir yıldızın sonsuz yoğunlukta ki bir noktaya çöktüğünü gösteriyor. Bu noktaya ‘tekillik’ denir.

Tekillik

Tekillik; bir yıldızın, ki bu en az güneşin iki yüz katı dev bir yıldızın hayal edilemeyecek kadar küçük bir noktaya sıkıştırılmasıdır.

Ne demek mi istiyorum? Dünyayı bir cevize sığdırmayı hayal edin. İşte olay tam olarak bu !

Uzay üzerine bildiğimiz onlarca şey uzayzamanın düzgün ve düz olduğu yönündedir. Ama kara delikler bu küçücük noktaya sığmak için sonsuz eğrilik yaratır. O zaman mantıken düz uzay hakkında ki kuramlarımız, sonsuz eğriliğe sahip tekillikler de çalışmaz.

Tekillik zamanın da son bulduğu bir noktadır. Einstein tam olarak bu durumdan muzdaripti.

Aslında hayal edilmesi güç bir olay uzayın içinde bir deliğin olması. Boşluğun içinde bir delik var ve onun içini daha bilmiyoruz. Hatta 2019’un devrimlerinden biri olan kara deliğin görselinden önce sadece yaydığı titreşimleri duyuyorduk. Kara bir deliği görmek düşüncesi heyecan verici ve bunu Stephen Hawking görseydi eğer her şey daha güzel olurdu.

Kara deliklere ikinci yazımızda devam edeceğiz şimdilik hoşça kalın.

Bir sonraki yazıyı okumak için buraya tıklayın.

Emeğimize destek için yazımıza yorum yapabilir ve yazımızı paylaşabilirsiniz.

Dilan Akbulut

SİTEDE HER ŞEY PAYLAŞILIR ÇÜNKÜ ÇOK ENTELLEKTÜELİZ

6 YORUM

  1. Avatar
    rabia yıldız

    Yazı için teşekkürler, okuması harikaydı 🙂

  2. Avatar
    Zeynep öztürk

    Yazınız çok açıklayıcı ve kolay okunur olmuş,keyif alarak okudum.

  3. Avatar
    Pelizar Yıldırım

    Konusu ve yazı biçimi çok güzel olmuş. Okurken gerçek anlamda keyif aldım aynı zamanda da bilgilendim. Böyle yazıların devamını diliyorum, Dilan.