DP’NİN EN GÜZEL YILLARI

Demirkırat-1, Demirkırat-2 ve Demirkırat-3 yazılarımıza da tıklayarak göz atabilirsiniz. Yakın tarih kategorisine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Demokrat Parti’yi destekleyen arasında köylüler, aydın yazarlar, gazeteciler ve askerler vardı. Birbirinden farklı bu kesimleri DP’nin iktidar olmasında birleştiren temel neden CHP’nin iktidarlığında yönetilen tek partili yıllardan bıkılmış olmasıdır.

Adnan Menderes’in verdiği bir karar DP’nin dönüm noktalarından biri oldu.1932 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün çıkardığı bir yasaya göre ezanın Türkçeden başka bir dilde okunması yasaktı. Çoğunluğu dindar kesim olan halk bu durumdan muzdaripti. DP’nin her mitingin de dile getirilen şikayetlerin başında geliyordu.

Celal Bayar seçim dönemlerinde buna ne hayır der ne evet derdi çünkü vereceği iki cevaptan birinde karşı kesimi karşısına alacaktı. Evet dese Atatürk ilke inkılaplarına sahip çıkan askerler ve aydınlar tarafından kınanacaktı. Hayır dese kendisini iktidara yükseltecek olan kesimi kıracaktı.

Adnan Menderes iktidara geldiğinde icabına bakacağını söylerdi ki bu sözünü yerine getirdi ve ezanın arapçalaşma yasasını öne sürdü. Bazı CHP milletvekilleri de bunu istiyordu.

Yasa meclisten çıkmasına rağmen Celal Bayar bir türlü onay vermiyordu. Bu duruma sitem eden Adnan Menderes istifa mektubunu verip Mersin’e gitti.

Celal Bayar bu durum karşısında şok olup hemen yasayı onaylattıktan sonra Mersin’e gitti ve Adnan Menderes ile tırmanan gerginliği yatıştırdı.

Bu durum 1960 darbesine önayak olan ilk nedenlerden birisidir çünkü değişen yasa Atatürk’ün koyduğu yasaydı. Bu olay aydınlar tarafından da hoş karşılanmadı ve bir ayrılık adeta kopuş başladı.

Burada çıkarılması gereken bir sonuç daha var: Adnan Menderes ve Celal Bayar atışmasında üstünlüğünü kanıtlayan Adnan Menderes oldu ve onun isteği oldu. Celal Bayar, Adnan Menderes’i hep alttan alacak ve karşı olduğu bazı konuları uzlaşı ile halletmek yerine direk olarak kabul edecekti.

Gelgelelim CHP’ye. 8. kurultayı bir edebiyat binasında toplayan İnönü ve partisi hiç iç açıcı bir durumda değildi. CHP’de çatırdamalar var olup bazı milletvekilleri partinin öldüğünü, kapatılması gerektiğini söylüyordu. Bu hengame arasında partinin genel başkanı yeniden İsmet Paşa seçildi. Genel sekreter olarak da Kasım Gülek seçildi ve bu CHP’nin verdiği en doğru kararlardan birisiydi. Kasım Gülek, partinin neden bu kadar oy kaybettiğinin araştırılması ve ona göre bir siyasi yol çizilmesi gerektiğini savunuyordu. Aslında herkesin bildiği bir nedeni vardı o da Cumhuriyet Halk Partisinin halkın partisi olamayışıydı.

25 Haziran 1950 yılında Kore savaşı patlak vermişti. Kuzey Kore birlikleri Güney Kore ile savaşıyordu. Amerika, Avrupa ardı ardına Güney Kore’ye destek veriyordu. Türkiye ise hangi safta olacağını daha kestirememişti. 2.Dünya savaşına katılmadığı için SSCB ile ilişkileri durmuş, Batı ile de tam olarak bütünleşememişti. Amerika Türkiye’yi keşfetti ve Trumin Doktrini ile 100 milyon dolarlık askeri yardım geldi. Aynı şekilde marshal planı ile de yapılan yardımlar ile Türkiye ekonomi açığını kapatacaktı. Marshal planı çerçevesi altında satılan süt tozları birçok insanın hayatını mahvetmiştir.(Trumin Doktrini ve Marshal planına dair yazılar en yakın zamanda gelecek).

Türkiye’nin asıl amacı olan Nato’ya girmek Güney Kore vesilesi ile mümkün oldu. Türk askeri Güney Kore’ye asker yollamıştı , başarılı olmuştu ve bu durum da Türkiye’yi kahraman olarak gösteriyordu.

Marshal yardımı sayesinde toprak ekildi ve Buğday yetiştirildi. Toprağa can veren 1953 senesi Türkiye’nin buğday üretmede dünya dördüncüsü olmasına gebe oldu. Türkiye aldığı bu yardımlar sayesinde adeta birkaç yılda şahlanmıştı. Elektriğin olmaması büyük sorundu bu yüzden Seyhan üzerine baraj çalışmaları yapıldı. Bu hıza kendisini kaptıran Türkiye “Daha da çok yardım almalıyız” dedi ve Amerika’nın kapısını tekrardan çaldı. O zamanlar Amerika’da 10 milyar dolar rezervi var ve Türkiye bunun çok küçük bir kısmını sadece 40 milyon doları istedi. Marshal yardımını esirgemeyen ve bizi müttefiği gibi gören, gösteren Amerika acaba neden bu yardımı red etti? Araya Amerika’nın başbakanı Truman girdi ve 40 milyon kredi isteğini 25 milyona indirerek para yardımında bulundu.

DP partisinin keyfi yerindeydi. Ekonomik kalkınmalar yapmışlardı ve halkın güvenini iyiden iyiye kazanmışlardı. CHP ve DP arasındaki gerilim büyüyordu; Milli Parti’yi yobazlıkla suçlayıp partiyi kapattıran Adnan Menderes şimdi de CHP’nin tüm mal varlığına el koymak istiyordu. Atatürk’ün CHP’yi ilk kez topladığı CHP genel merkezinden, Ulus gazetesine kadar her şeyi. DP nasıl yokluktan gelmişse bugünlere CHP’de sıfırdan başlamalıydı. Adnan Menderes, CHP’nin gayrıresmi olmayan yollardan elde edilen tüm mal varlığını hazineye devretmesini istiyordu. Celal Bayar buna karşı çıkmak istemişti ama olayın ezan olayına dönmesini istemiyordu.

DP, tüm bu yapılan ekonomik kalkınmaları 1954 seçimlerinde yapılacak her şeyin teminatı olarak gösterdi. Halk bunun karşılığını tarihe geçen bir oy oranıyla verdi. DP %56 oy almıştı ve Türkiye tarihinde bu oy oranını geçebilen daha olmadı. Ama unutmayalım ki tarihte en parlak devirler çöküşün başıdır, sonun başlangıcıdır. CHP sadece 31 milletvekili çıkardı.

Ve bu öyle çöküş olacaktı ki eski günleri mum gibi arayacaktık ama her ne olursa olsun demokrasiyi yaşatacaktık. Tarihi serüvenimize diğer yazımızda devam edeceğiz.

Bir önceki yazıyı okumak için buraya tıklayın.

Bir sonra ki yazıyı okumak için buraya tıklayın.

Emeğimize destek için yazımıza yorum yapabilir ve yazımızı paylaşabilirsiniz.

Kaynakça: Mehmet Ali Birand belgeselleri ve arşivleri

Dilan Akbulut

SİTEDE HER ŞEY PAYLAŞILIR ÇÜNKÜ ÇOK ENTELLEKTÜELİZ

3 YORUM

  1. 27 MAYIS 1960 | ALFARABYUS

    […] Demirkırat-1, Demirkırat-2, Demirkırat-3, Demirkırat-4 ,Demirkırat-5  ve Demirkırat-6 yazılarımıza tıklayarak ulaşabilirsiniz. […]

  2. Avatar

    hele hele bak heğeleye istifa etseydi nolordu acaba

  3. Avatar

    Gazteler nesnellik acisindann 10 numara olmuş