KUANTUM SIÇRAMASI

Hoşgeldiniz. Nasılsınız ? Bugün kuantum fiziğinde yapılmış birkaç deneyden bahsedeceğiz. Kuantum fiziğini sicim teorisi kategorisinde anlatmıştık zaten. Kuantum dünyası karışıktır ama diğer tüm yazılarımızda olduğu gibi anlaşılır olmaya özen göstereceğiz. O zaman hazırsanız ‘ her şeyin yapıtaşı ‘ atomların dünyasında ilerlemeye devam edelim.

Hepimizin bildiği gibi televizyon ekranlarına güneş ışığı vurduğunda birbirinin içine geçmiş renkler görürüz adeta gökkuşağı gibi. Bu olay çok normaldir. Ama cam tüpte ısıtılmış gaza, bir prizmadan bakınca işler değişir ; çok belirgin renklerde ve dümdüz ince çizgiler görüyoruz. Bu bilim insanları için çok gizemli bir olguydu.

Bu gizemli olguyu açıklamak için 20.yüzyılın radikal bilim insanlarından olan Niels Bohr; maddenin kalbine yani atomun yapısına bakılması gerektiğini söyledi.

Bohr atomun yapısını güneş sistemine benzetir. Gezegenlerin güneşin etrafında dönmesi gibi elektronlar da çekirdeğin etrafında döner ama bu sandığımız gibi nizami bir şekilde değil.

Bu can alıcı kısma tüm dikkatimizi verelim. Bohr bir atomun ısıtıldığında elektronların bulunduğu sabit yörüngeden diğer sabit yörüngeye sıçrayabileceğini söyledi. Elektronlar sıçrarken,her bir elektron ışık formunda çok belirgin frekanslarda enerji yayabilir ve bu enerjilerde çok belirgin renkler sağlarlar. Cam tüpün olayını Niels Bohr ünlü kuantum sıçraması üzerinden açıklamıştı.

Kuantum sıçramasına göre elektron yörüngeden saparken yörüngeler arasındaki boşlukları kullanmıyordu. Buna da bir açıklama getirmeyi başaran Bohr bunun sebebini atomların içindeki elektronların özelliklerinden kaynaklandığını öne sürdü.

Üstte yazdığımız gibi Bohr, atomların yapısını güneş sistemine benzetmişti. Elektronun yörüngelere direkt olarak sıçraması da, dünyanın Mars’ın yörüngesine direkt olarak geçmesi olayına benzer. Aslında buradan çıkardığımız sonuç şu: elektronlar ışınlanıyordu !

Kuantum Sıçraması

Eınsteın ‘Genel Görelilik‘ kuramını ortaya attığında insanlar bununla ne yapacağını bilmiyorlardı. Ama sonra günlük hayatımıza entegre ettik. Örneğin yolumuzu bulmak için kullandığımız GPS’ ler Eınsteın’ın denklemleri sayesinde oldu.

GPS

Ya da uzaya çıkmamızı sağlayan olay Newton’un denklemleri sayesinde oldu. Dünyadaki küresel ısınma gittikçe daha kötü bir hal alınca aya, marsa gitmek zorunda kalacağız ve bu yine hayatını bilime adamış olan bilim insanlarının sunduğu denklemler sayesinde olacak.


Başka bir örnek vermek gerekirse, telgrafın çalışma prensibi ‘elektromanyetizma‘ kuvvetine dayanıyordu. Sanırım, bilimin hayatımıza etkilerini direkt olarak göremediğimiz için insanların bilime ilgisi az.

Bazı insanlar kuantum fiziğinin ne kadar gereksiz olduğunu düşünüyor. Ya da bu ‘ çok küçüklerin dünyasında ‘ ki çalışmaların, makroevrene entegre edilebileceğine ihtimal vermiyor. Örneğin çoğu insanın istediği, hayalini kurduğu ‘ışınlanma’ olayını bu fizik sayesinde gerçekleştirebiliriz. Işınlanma sayesinde insanlık için değerli olan ‘zaman’dan tasarruf edebiliriz.

Kuantum sıçraması kuantum fiziğinin başlangıcıydı.

Diğer yazılarımızda çift yarık deneyinden, kuantum dolanıklığından ve daha birçok konudan bahsedeceğiz. O zamana kadar hoşça kalın.

Kuantum mekaniğine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Emeğimize destek için yazımıza yorum yapabilir ve yazımızı paylaşabilirsiniz.

Dilan Akbulut

SİTEDE HER ŞEY PAYLAŞILIR ÇÜNKÜ ÇOK ENTELLEKTÜELİZ

2 YORUM

  1. Avatar

    Pek çok yerde bu konuyu araştırdım malesef pek anlayamadım , bu yazıyı keşfedene kadar. Sayende bu konuyu anladım sana çok teşekkür ederim. Yazılarının devamı gelsin lütfen.