DUYGUSUZ OLDUĞUNUZU MU DÜŞÜNÜYORSUNUZ?(ALEKSİTİMİ)

     Merhaba, görüşmeyeli nasılsınız? Sordum ama eğer bu yazıyı duygusuz yani aleksitimi olduğunuzu düşündüğünüz için okuyorsanız buna cevap vermeniz pekte mümkün olmaz sanırım. Neyse bu sefer girişte sizi pek sıkmayı düşünmüyorum o yüzden hızla konuya girelim.

     Bildiğiniz üzere konumuz aleksitimi. Ama aleksitiminin ne olduğunu biliyor musunuz? Aleksitimi kavramı size Avrupa’dan transfer bir futbolcu adını ya da yeni bir diyet metodunu çağrıştırabilir. Ama yanılıyorsunuz. Aleksitimi, kişilerin kendi ve diğer insanların hislerini algılama yetisinden yoksun olmasına deniyor. Türkçe tıbbi karşılığı ise “Duygusal Sağırlık”.

 Terim olarak, ilk kez 1973 yılında psikoterapist Peter Sifneos tarafından icat edilmiş. Kelime Eski Yunancada (Alexo, “kovmak”) ve (thumos “ruh, duygu, düşünce”) kökünden oluşuyor; yani aslen “duyguyu kovmak” anlamına geliyor.

     Aleksitimiyi (duygusuzluk durumunu) biraz daha basit bir dille açıklarsak: bazı insanların gerçekten de, sevgi, üzüntü, mutluluk, aşk, acı, sevinç, keder, nefret, coşku, hırs, öfke vs. isimlerle tanımladığımız hiçbir duyguyu bilmemeleri durumudur. Bu kişilerin kalp atışları hızlanır; anlayamazlar, midelerine kramplar girer; sebebini tarif edemezler.

  Örneğin, eşinizin, sevgilinizin ya da yakın bir arkadaşınızın özünde iyi bir insan olduğunu ve size değer verdiğini bildiğiniz halde, duygularınızı paylaşırken yeterince anlaşılmadığınız hissine kapılıyorsanız, duygusal yoğunluğunuzun karşılığını alamıyorsanız, ‘Aleksitimi’ kavramını tanımanızda büyük bir yarar olabilir.

      Belli başlı birkaç belirtisine gelirsek;

  • Duygudan yoksun, karşısındaki insana duvara konuşuyomuş hissi veren insanlardır.
  • Aleksitimiklerin( Aleksitimiye sahip insanların) düşünceleri, içeriden değil, daha çok dışarıdan gelen uyaranlarla harekete geçiyor.
  • İnsanlık ilişkileri zayıftır. Siz dürterseniz harekete geçip tepki verirler. Sonra hemen eski hallerine geri dönerler. Ayrıca duygularını fark edemeyen, tanımlayamayan ve söze dökmekte zorlanan kişilerdir.    
  • Çocuklukta sevgi, ilgiden yoksun kişilerin ve doğru ifade edilemediği ailelerde yetişmiş olan kişilerde daha çok görülür.
  • Bayılmalar,
  • Baş ağrısı,
  • Mide ve bağırsak ağrıları( huzursuz bağırsak sendromu)
  • Kalp atışlarında hızlanma, taşikardi

 Aleksitimi

  Aleksitimi erkeklerde, kadınlardan daha fazla görülüyor. Hem çocuk hem de yetişkinlerde hafif, orta ve şiddetli derecelerde görülebilen bu sorun günümüzde başarıyla teşhis ve tedavi edilebiliyor.

    İlk  dönemlerde bunu bir “duyguların farkında olamama” durumu olarak açıklayan psikoterapist Peter Sifneos, daha fazla bilgi edinmek için konu üzerinde önemli araştırmalar yapmış. Günümüzde, semptomlarından teşhisine artık çok daha iyi tanındığı düşünülen sorunun toplum genelinde erkek bireylerin yüzde 8’ini, kadın bireylerinse yüzde 2’sini etkilediği tahmin ediliyor.

    Yapılan çalışmalar ayrıca sorunun iki farklı yüzü olduğunu da ortaya koyuyor; ilki kavramsal boyut olarak tanımlanıyor. Kavramsal boyutta, çocuk ya da yetişkinler duygularını ayırt etmeye ve dile getirmeye çabalasa da bunu başaramıyor.

    Etkisel boyut olarak tanımlanan ikinci boyuttaysa, bu sorundan muzdarip olan kişiler duygularını kendi içlerinde tanımlayabiliyor ancak bunları gösterme de ve tepki vermede sorun yaşıyorlar. Bu kişiler aynı şekilde ilişki içinde oldukları kişilerin hislerinin anlamakta ve empati kurmakta da güçlük çekiyor ve bu nedenle duygusal yanıt vermekte yetersiz kalıyorlar. Bu özellikleri nedeniyle sağlıklı ilişkiler kuramıyor ve kolay arkadaş edinemiyorlar.

Aleksitimi

   Peki bu durum neyin tetiklemesi ile ortaya çıkıyor?

   Aleksitimi’nin neden ortaya çıktığını anlamak için öncelikle beynin işleyişine bakmak gerekiyor. İnsan duygularını iç içe duran kutular gibi düşünebiliriz. Bu durumda en içteki en küçük kutu bedensel tepkilerimizi simgeliyor. Örneğin derste sözlü sınava kalkıp, heyecanlandığımızda ellerimizin terlemesi, sesimizin titremesi bedensel tepki sınıfına giriyor. Beynimiz bu bedensel tepkileri kodluyor ve dıştaki kutulara da duyguları yerleştiriyor. Ve biz bir dahaki sefere ellerimiz terlediğinde, sesimiz titrediğinde ve kalbimiz hızlı attığında heyecanlandığımızı anlıyoruz. Oysa aleksitimik kişilerin bedenlerinin verdiği fizyolojik tepkileri asla duygularla ilişkilendiremiyor onları sadece birer tepki hatta birer sağlık sorunu gibi algılıyorlar. İlerleyen dönemlerde gerçekten de çeşitli sağlık sorunlarıyla karşılaşabiliyorlar. Yani bir öğrenci sözlü sınava kalktığında başta terleme, kalp atışlarında hızlanma gibi şeyler yaşasa da sınavın sonlarına doğru bunların hiçbiri kalmıyor. Fakat aleksitmik kişilerde bu tepkiler artarak devam ediyor.

     Tabii ki bedenlerinin verdiği fizyolojik tepkileri asla duygularla ilişkilendirememelerininde bir sürü sebebi var. Bunlar;

  • Aleksitimi hastalığı genetik olarak nesilden nesile aktarılabilir.
  • Çocukların büyüme döneminde yeteri kadar ve ilgi ve sevgi görmemesi bu hastalığın nedenleri arasındadır.
  • Özellikle çocukuk döneminde aile içerisinde yetersiz sosyalleşme nedeniyle aleksitimi hastalığı ortaya çıkmaktadır.
  • Yine aynı şekilde beyinde duyguları tanıyan ve şekillendiren bölümün yeterli çalışmaması nedeniyle ortaya çıkmaktadır.
  • Eğitimsizlik de bu hastalığın ortaya çıkmasında etkilidir. Çünkü kendimizi ve duygularımızı ifade etmek için kelimelere ihtiyaç duyarız. Eğitim ise bize ihtiyaç duyduğumuz kelime dağarcığını sağlar.

   Aleksitimi

Aleksetimiye sahip olan bireyler genellikle yaşadıkları gerilim sonucunda, kanlarındaki stres hormonları yükselir. Çünkü ifade edilemeyen duygu kendine bir çıkış yolu arar ve bir çatışma ortamı yaratır. Bu da uzun süreli oluşan kronik ağrılara, yüksek kan basıncı gibi hastalıklara neden olur.Yani pekte masum bir psikolojik sorun değildir.

   Aleksitimi hastalığına tanı koyabilmede özel psikolojik testler kullanılmaktadır. Bu testlerden en yaygın olan Toronto Aleksitimi Ölçeği kullanılmaktadır. Bir kendini değerlendirme ölçeği olan bu ölçek 20 sorudan meydana gelmekte ve duyguları tanımlamakta zorluk, duyguları ifade etmekte zorluk ve dışsal odaklı düşünce boyutlarından oluşmaktadır.

    Aleksitimi

Her psikolojik sorunda olduğu gibi aleksitimiyi de yenmek mümkündür.  Aklınızda beliren ‘Peki, bu nasıl oluyor, tedavi süreci nasıl?’ gibi daha nice sorunun cevabı sizi yazının devamında bekliyor.

    İnsanların duygularıyla yüzleşmesi ve duygularını fark edebilmesi adına bir tedavi süreci başlatmak ve bu hastalığı alt etmek mümkün! Şöyle ki uygulanacak duygusal ve bilişsel terapiler yapı psikoterapi bu hastalık üzerinde olumlu sonuçlara yaratabilir. Psikoterapiler sayesinde hasta duygularını fark etmeye ve haberdar olmaya başlar. En önemlisi de olaylar karşısında ne hissettiğini anlayabilir.

   Aleksitimik özelliklerin giderilmesinde konuşma odaklı terapiler, diğer bir ifadeyle psikoterapiler önemli bir rol oynamaktadır.

   Psikoterapi kişinin duyguları tanıma/tanımlama veya anlama/anlamlandırma becerisindeki yetersizliği ve yetersizliğin altındaki etkenleri kavrayabilmeye yardımcı olabilmektedir. Diğer taraftan psikoterapinin kişinin kendi duygularını tanımlama ve başkalarının duygularını değerlendirmede duygusal olgunlaşmayı geliştirdiği de belirtilmektedir. Böylece duygusal olgunlaşma sayesinde kişi hem duygularının farkında olacak hem de yaşadığı olumlu veya olumsuz bir durum karşısında nasıl hareket edebileceği konusunda sıkıntı yaşamayacaktır.

   Kişinin, aleksitimik davranışlarını bilişsel yöntem ve tekniklerin yardımıyla yorumlayarak kavramsallaştırmasının tedavi sürecini olumlu yönde etkileyeceği belirtilmektedir. Böylece yorumlayıp kavramsallaştırma sayesinde kişi duygu ve düşüncelerini ayırt etmeyi ve doğru tanımlamayı öğrenmekte ve bu da kişide bedenselleştirmeyi azaltarak duygularını sözel gücüyle etkili bir şekilde aktarmasını sağlamaktadır.

   Anlayacağınız üzere herşeyde olduğu gibi bununda bir çözümü var tek yapılmanız gereken gerçek anlamda bu problemi yenmek istemek.

      Başka bir yazıda görüşmek üzere, iyi günler.

Diğer yazılara buradan ulaşabilirsiniz: Tıklayın

Yağmur Geçer

4 YORUM

  1. Avatar

    Çok güzelmiş

  2. Avatar

    ELLERİNE SAĞLIL

  3. Avatar

    Ellerine sağlık

  4. Avatar

    Yeni yazılar yayınlamanı bekliyorum