“DEPRESYONDAYIM!” İSYANI

    Merhaba, nasılsınız? Bu sefer farklı bir konuyla sizinleyim ama fark ettiyseniz diğer yazılarımdan farklı olarak size ‘nasılsınız?’ diye sordum. Çünkü bu başlığı okuyorsanız eğer bu soruya ihtiyacınız büyük olasılıkla vardır. Sizden  bir isteğim var ; soruyu cevaplarken kendinize gerçek anlamda nasıl olduğunuzu itiraf etmeniz.   

     İtiraf etmiş iseniz artık konumuza geri dönelim.  

      Hemen hemen herkesten duyduğumuz “Depresyondayım!” isyanına karşılık , depresyon nedir ? Lütfen, düşünün. Eğer bir haftalık veya kısa bir sürelik karamsarlık olarak düşünüyorsanız yanlış düşünüyorsunuz. Çünkü depresyon kısa sürede meydana gelen ve biten bir ruhsal durum değildir. Haftalarca veya aylarca sürebilen bir ruhsal bozukluktur.

      Depresyonun meydana gelme süreci  de , gerçekleştiği süreç kadar kısa bir süre değildir. Genellikle yoğun stres,kaygı ve aşırı baskı sonucunda ortaya çıkar. Tabii ki bu eylemlerde kısa süreli değil uzun süreli ve kişiyi temelden sarsacak şekilde olmalıdır. Yani ‘’Ufacık bir stres yaptım olamaz depresyona gireceğim!’’ diye asla düşünmeyin.

     Depresyonun olmazsa olmaz diğer özelliğiyse kendine zarar verme durumudur. İlla  kişinin kendine fiziksel anlamda zarar vermesine gerek yok. Düşünceleri ile de kendine zarar verebilir, kendini yıpratabilir…

     Depresyonda olan kişinin fiziksel hareketlerini tahmin edebileceğinizi düşünüyorum ama yine de her olasılığa karşın belirtmekten zarar gelmez değil mi?

      Eskiden severek yaptığı aktivitelerden keyif alamaz, hiçbir şey ile  konuşmak istemez dolayısıyla çevresine karşı ilgisi azalır. Sonuç olarakta içindeki fırtınalar daha kuvvetli kopmaya başlar, hüzünün yanında yalnızlık ona kucak açar. Sizin dışarıdan gördüğünüz ise günlük ve iş hayatı mahvolmuş bir insandır.

       Depresyon  kendi başına önemli bir sağlık sorunu  olmakla birlikte; kişinin hayatını düğüm haline getirmekle yetinmeyip sağlığını da yavaş yavaş çürütmeye başlar.

        Örneğin gebelikte ve doğum sonrası yaşanan depresyon anne adayları için çok ciddi sorunlar yaratabiliyor. Yine depresyon ile; diyabet ve kalp hastalıkları gelişimi arasında ciddi bir ilişki olduğu bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.

      Ruhsal hastalıklar içerisinde en çok yeti yitimine neden olan hastalık, sizce ne olabilir? Yakın bir  tahmin, bu cevabı vermeniz çok normal sonuçta konumuz o. Ama asıl cevap depresyonun  bir türü olan majör depresyondur.

       Özellikle majör depresyon olmak üzere tedavi edilmeyen depresyon , alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi yaşamı tehdit edebilecek durumlara yol açabilir.

     Majör depresyon üzerinde yaptığım araştırmalarda depresyonun en şiddetli hali olduğunu öğrendim maalesef ki daha fazla bilgi veremeyeceğim çünkü majör depresyon hakkında çok fazla bir bilgim yok, sizi de yanlış yönlendirmek istemem.

     Bazı hastalıklar için kalıtsallık önemli bazıları içinse önemsizdir. Depresyon kalıtsallığın önemli olduğu hastalıklardandır. Yani ailesinde depresyon olan kişi depresyon açısından risk altındadır.

     Beyindeki kimyasal dengenin bozulması bu hastalığın oluşmasında önemli yer tutar. Beyinde bulunan serotonin (mutluluk hormonu) ve noradreralin adı verilen kimyasal maddelerin; sinir hücreleri arasındaki sinaps ismi verilen boşluktaki miktarları azalır. Bu azalma, depresif bulguların ortaya çıkmasına neden olur. Kimi zaman kendiliğinden olan bu azalma, kimi zamanda bazı zorlayıcı yaşam olaylarından sonra gerçekleşir. Geçmişte yaşanan travmalar ve zorlamalar hala devam eden sorunlar , yeni ortaya çıkmış zorlayıcı yaşam olayları, düşük eğitim düzeyi , yoksulluk da depresyona neden olabilir.

    Bu yazıyı okuduktan sonra halen depresyonda olduğunuzu düşünüyorsanız, öncelikle kendinize uygun bir psikolog bulup danışmak olacaktır, tabii ki  yazıyı okumayı bitirdikten sonra.

     Depresyon tedavisi zorlu bir süreçtir, problemlerin ne olduğunu bulup; o problemlerin üzerine gidilmelidir. Bu süreç kararlılık ve zaman gerektiren bir süreçtir.

      Düzenli egzersiz, ilaçlar  kadar  etkili bir yöntem olabilir. Sağlıklı beslenerek  hem fiziksel hem de ruhsal fazlalıkları atmış olursunuz. Düzenli spor ve beslenme uyku kalitenizi arttırarak depresyondan çıkmanıza yardımcı olabilir. Okul veya çalışma hayatınızdaki stres ve kaygıyı en aza düşürmeye çalışın.

     Hayatınızda yapacağınız küçük değişiklikler depresyonu yenmeye yardımcı olacaktır. Yani işe yaramaz diye düşündüğünüz küçük değişimler sizin kurtuluşunuz olabilir.

    Daha basit bir hayatınız olsun ve küçük şeylerle mutlu olmaya çalışın. Tabii ki, size Polyannacılık oynayın demiyorum fakat hayatın olumlu yönlerini görmek için çabalayın. “Dengeli ve mutlu bir hayat için çok çalışmak ve çok sevmek gereklidir.” demiş Freud ve benim anlatmak istediğim noktayı özetlemiş.

           Yani; insanları, çiçekleri, kedileri, köpekleri, inekleri, ağaçları, evinizi, ailenizi, arkadaşlarınızı, işinizi, kısacası çevrenizdeki herşeyi sevin. Hala hayatta olduğunuz  ve aç kalmadığınız için şükretmeli ve negatif duygulardan sıyrılmalısınız. Hayatta kalmak demişken; hayatımızı tehlikeye sokan corona virüsü ile yazdığımız yazıya ulaşabilirsiniz.

Hoşçakalın, tekrar görüşene kadar kendinize dikkat edin.

Yağmur Geçer

9 YORUM

  1. OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK – ALFARABYUS

    […] sorusunu sormaya ara vermiyoruz. Nedenini bir önceki yazı olan ”DEPRESYONDAYIM!”İSYANI yazımdan öğrenebilirsiniz. Neyse bir önceki yazıyı okumuş olmanızı veya okumanızı umut […]

  2. BİPOLAR BOZUKLUK – ALFARABYUS

    […] bir ruh hali içerisindeyim. Sizde ruh hallerinizi yorumlarda belirte bilirsiniz. Sonuçta biz ‘nasılsın?’ sorusuna gerçeği söylemeye ihtiyaç duyan insanlarız, tek bir yorumda ruh halimizi […]

  3. Avatar

    Konu beni çok etkiledi. İnsanların ruhsal ve sosyal davranışını pisikolik açıdan böyle yorumlamanıza hayran kaldım. Üstelik yazı biçimi, dil kullanma şekilinizde çok hoş. Ama ben devamını bekliyorum. Çok daha başarılı yayımlarınızı severek takip edeceğimden emin ola bilirsiniz.

  4. Avatar

    Depresyon özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanları etkiliyor. Şehir hayatındaki kalabalık, gürültü kirliliği, hava kirliliği, iş stresi, trafik… Böyle bir ortamda yaşamaya çalışırken ortaya çıkan gelecek kaygıları ve hayatın getirdiği diğer sıkıntılar nedeniyle pek çok insan depresyon yaşadığının farkına bile varmıyor.

  5. Avatar

    Erken ebeveyn kaybı
    Madde ve alkol kötü kullanımı
    Anksiyete bozuklukları
    Kadın olmak
    Erken ebeveyn kaybı
    Düşük sosyoekonomik düzey
    Ayrı yaşama, boşanmış olma
    İşsizlik: İşsizlik depresyonda risk etkeni olması yanında işte verimliliği azalmasının önemli nedenlerindendir.
    Daha önce depresyon geçirmiş olma
    Yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres etkenleri
    Kişilik yapısı
    Çocukluk döneminde cinsel veya fiziksel kötü davranılma öyküsü
    Bazı ilaçlar
    Tıbbi hastalıklar
    Hormonal değişiklikler.

    Bunlarda depresyondaki risk etkenleridir.

  6. Avatar

    Kadın ve ekeklerde depresyon sıklığı ile ilgili olarak aşağıdaki sıralama yapılabilir (en azdan en sıka doğru):

    Evli erkek
    Evli kadın
    Bekar veya dul kadın
    Bekar, dul, boşanmış erkek
    Ayrı yaşayan ve boşanmış erkek

    Eklemek istedim:)

  7. Avatar

    Yazım şeklin çok akıcı ne dediğin rahatlıkla anlaşıla biliyor. Bieaz daha araştırmayla çok daha iyilerini yapacağını düşünüyorum. Beklemedeyim. Yeni öaylaşımıarını da bekliyorum:)))

  8. Avatar

    Depresyon tedavisinde sakinleştirici, yatıştırıcı, duygu durum düzenleyici özellikleri nedeniyle sarı kantaron yıllardır bilinmektedir. Sarı kantaron hafif-orta depresyonda etkili olarak kabul edilmektedir. İçeriğinde bulunan hiperisin ve hiperforin tam olarak bilinmeyen etki mekanizmalarıyla serotonin, norepinefrin ve dopamin geri alımını engelleyerek antidepresan özellikler göstermektedir.

  9. Avatar

    Viagra Prescription Medicale https://cheapcialisll.com/ – cialis generic timeline Amitriptyline 50 Mg Cheap purchasing cialis online Cialis Precio Andorra